Basque mimarisinin ikonik görüntüsüne sahip olan, keresteli beyaz bir ev ve kırmızı panjurlarıyla öne çıkan o tarz, aslında yerel yapıların dört ana arketipinden sadece biridir. Geniş Basque ülkesi (Euskadi), Fransa’da yedi bölgeyi, İspanya’da ise dört bölgeyi kapsar; bu, tarih boyunca estetiğinin çeşitlenmesine olanak tanımıştır. Basqueçe’de Etxea olarak adlandırılan evler, konumlarına göre farklı stiller sergiler; denize yakın mı yoksa Pireneler’in bereketli sınırlarında mı bulunduğuna bağlı olarak değişirler. XVI. yüzyıldan önce Basque evleri genelde ahşap inşa edilirdi. Bu malzeme daha sonra taş ve sıva ile değiştirilerek bugün bildiğimiz yapıların temelini oluşturdu. Her konutun ayrıca değişmeyen bir adı vardır; bu ad, ilk ustanın kimliğine ya da konumuna göre belirlenir. İşte Basque evlerinin dört tipi.
1. Labourd Evi
Basque mimarisinin simgesi olan Labourdine Evi, adını köken aldığı Labourd bölgesinden alır; bu kıyı bölgesinden doğup gelen bu ev türü, özellikle bu sahil boyunca turist akınına neden olan Handaye’den Biarritz’e dek uzanan uzun hattaki bolluğu nedeniyle en tanınanı olarak öne çıkar. Kireçle beyaza boyanmış duvarları, koyu kırmızı (gorri, “boğa kanı” anlamına gelen ve ahşabın çürümesini engellemek için kullanılan renk), mavi (urdin, çoğunlukla kıyıda bulunan denizcilik artıklarıyla elde edilen) veya yeşil (berde, bölgenin demirli topraklarından gelen) renklere boyanmıştır. Çatısı çoğunlukla asimetriktir ve yüzeyinde bir örtü bulunur. Ayrıca lorio adı verilen, kattaki açıklığın zemin katına uzanmasıyla oluşan kapalı bir alan da mevcuttur; geçmişte dışarıda çalışmak için korunmuş bir mekan olarak kullanılırdı. Tahılın ve Bayonne jambonunun kurutulması için düzenlenen alanlar açısından, çatı katları özellikle aralıklı ufak açıklıklarla sonlanır.