Madrid’de genç bir doktorun küçük dairesi, Teleno Studio tarafından yenilendi; kuzey modernizmi ile Japon estetiği arasında.
Resimde, ışık ve gölge arasındaki kontrast asla yalnızca dekoratif bir teknik değildir; sahneyi kavramanın bir yoludur. Caravaggio bunu bakış yönünü yönlendirmek ve özü öne çıkarmak için kullanırdı; geri kalanını ise askıya alırdı. Madrid’in merkezinde bulunan bu daire için, Teleno Studio aynı mantığı mekâna taşıyor: ışık önceden hazırmış gibi düşünülmüyor; dozlanıyor, filtreleniyor ve atmosfer yaratmak için kullanılıyor. Önemli olan, görünen değil, nasıl görüldüğüdür.
Konut, 19. yüzyıl sınıflandırmalı bir binada yer alıyordu ve kötü durumdaydı: 56 metrekarelik alan, doğal havalandırması olmayan bir mutfakla ve bir kısmı hasar görmüş ahşap karkasla bölünmüş küçük odalara ayrılmıştı. Yıkım esnasında, mimarlar şöyle anlatıyor: « Zemindeki ve tavandaki ahşap kirişlerin bir kısmının çok kötü durumda olduğunu fark ettik », bu da beklenenden daha kapsamlı bir müdahale gerektirdi; zemin plakası ile bazı taşıyıcı duvarların yeniden yapılandırılması dahil. İşte o noktadan itibaren, yıllardır kirada yaşayan genç bir doktor için istikrar arayışında olan bu proje, sıradan bir renovasyondan çok daha fazlası hâline geldi: literally, kalıcı olarak yerleşmenin yolunu inşa etmek.
Çözüm, karmaşıklığı artırmak yerine tek bir hareketle yoğunlaştırmaktı. «Projenin ana tercihi, yatak odası ve banyoyu barındıracak bir ahşap küp oluşturmaktı», açıklıyor ajans. Bu meşe ağacından yapılmış, kompakt ve kesin hacim, düzenleyici bir çekirdek görevi görüyor ve çevresinde olan her şeyi belirliyor: mutfak, yemek odası, oturma odası ve depolama alanları birbiriyle kesintisiz biçimde uzanıyor, eski bölümlendirme ortadan kalkıyor ancak mekânsal hiyerarşi kaybolmuyor.

