50 m2 lik küçük daire, Oberkampf Sokağı’nın ağaçlarla dolu, ferah bir avlusunun derin kısmında yer alır. « Çok güzel, çok Parisvari ve daire iki cepheden de ışık alan, mimar Céline Boclaud tarafından anlatılır. O dönemde şu anda mevcut olan iki yatak odası, aynı konumda bulunan bir banyo ve ayrıca ikinci bir mutfak da bulunuyordu. Mal sahibi yalnızca bir yatak odası kalmasını ve oturma odası, yemek odası ile mutfaktan oluşan geniş bir yaşam alanı yaratılmasını istemişti. » Bu tür tüm aktiviteleri tek bir alanda birleştirmek, Boclaud Architecture için işlevleri yumuşakça birleştirmek ve dolaşım ile planda olduğu kadar görsel olarak da uyumlu bir bütün yaratmak anlamına geliyor.
Sıcak pastel tonlar
Renkler çok önemli bir rol oynuyor. Parlak ama sıcak pastel tonlar: hafif turuncuya çalan bej, bebek sarısı tonları, nazikçe açık bir camaïeu içinde, üstten alta doğru uzanan unsurlar ile açık depolama nişine kadar, dolap kapaklarındaki kulplara ve pencerelerin önündeki küçük banklara kadar. « Özellikle alan çok büyük değil ve parke rengi daha koyu olduğundan, bu beyaz duvarların sıcaklığıyla tümü ısıtılıyor. » Köşelerdeki kavisli bir moulure, alanı tavanda birleştirmeyi tamamlar.
Küçük daireye girildiğinde, girişten geçince, devasa ayaklı boyanmış bir ada masa ve Patagonia mermer tezgahı, bakışı salona yönlendirir ve mutfağı kapatmadan ayırır. Boclaud Architecture’in bu büyük ayaklar ve üzerinde dalgalanan, lekeler, renkli iç içe ve parlak taşlar içeren kuvarsit ile yaptığı tasarım, Jackson Pollock’un tablolarını anımsatır biçimde adayı hem masa olarak hem de sanat ile mobilya arasındaki bir ifade öğesi olarak öne çıkar.