Kollektif bilincimizde bir Parisli kadının tipik gününün nasıl göründüğünü merak eder misiniz? Jean Paul Gaultier bu soruya şu cevapla yanıt veriyor: 1-3 Ekim tarihleri arasında herkes için ücretsiz ve açık olan bu adres, Marais’in kalbinde, yeni kadın parfümünü keşfetmek için.
Tütün ve Gazete Bayisinden Paris’in Kokulu Sokaklarına
Girişin hemen başında yer alan Eyfel Kulesi reprodüksiyonu tonu belirler. Ziyaret, bu özel etkinlik için La Favorite olarak adlandırılan tütün ve gazete bayisinden başlar. Çünkü evet, Parisli kadının başkentin barlarında ve kafelerinde sigara içmesi klişesidir. Bu, hediyelik eşyaların bol olduğu bir fırsattır: çakmaktan Flêcher Magazine adlı bulmaca dergisine kadar; ayrıca kazı oyunları da olmazsa olmazlar arasındadır. Ardından Paris sokaklarına yöneliriz; her birimiz saatlerce gezmeyi, dünyayı yeniden kurmayı arzuladığımız, iyi bir eşlik eşliğinde yapılan bir yürüyüşün tadını çıkarırız. Bu yeniden canlandırma, Rue du Jour’daki eski Junior Gaultier dükkanından esinlenen bir proje olup, tasarımcının yeni parfümünün kokularını tanıtması için bir fırsattır. Gezinti, çiçekçiyle başlar; burada Gece Prensesleri (Selenicereus) yapraklarına yaklaşınca burnumuz uyanır. Parisli kadının arketipi daha sonra ganterie’ye uğrar; çünkü siyah eldivenler onun en sevdiği moda aksesuarlarıdır; ister kadife, ister deri, ister ipek olsunlar. Bu durak, parfümde bulunan benjoin notasını da hissettirir. Duyusal deneyim, tonka fasulyesi notasına sahip bir sonla bitecek ve bu notayı çikolata atölyesinde de buluruz.