Yaşama Sanatı
Erwin Wurm’un Venedik sarayından Palm Beach’de Joseph Dirand’ın tasarladığı en güzel iç mekanlara, Paris’teki Pierre Yovanovitch’e, Verbier’deki Axel Vervoordt’a, Viyana’daki Pierre Lacroix’a kadar sanat, mimarların ve dekoratörlerin yaratıcılığını besliyor. Bu sanat aynı zamanda oyuncu Julianne Moore’un New York’taki dubleks dairesini de sulandıran ve en büyüklülerini çağıran bir güç: Louise Bourgeois’ten Nan Goldin’e, Warhol’dan Basquiat’a, Gerhard Richter’ten Joan Mitchell’e kadar… Ghana’da Carsten Holler’in kendisi için tasarladığı evi ya da Tokyo’daki galerist Taro Nasu’nun evi, ki o da 1966’da Kazuo Shinohara tarafından inşa edilmiş olan ve tam bir sanatsal hareket olarak düşünülmüş olan “Maison de la Terre” olarak bilinen yapı, unutulmaması gereken bir örnektir. İsviçre’de Peter Zumthor’un tasarladığı Beyeler Vakfı’nın genişlemesini de ele alıyoruz; nadir bir röportajda kendini açan bu çalışma ve Özbekistan’da Studio KO’nun Taşkent’teki yeni Çağdaş Sanatlar Merkezi’ni gerçekleştirdiği proje ile birlikte. Sanat, bu temel unsurdur.
