İhanetin faturasını karartma girişimleri sonuç getirmedi!

İhanetin faturasını karartma  girişimleri sonuç getirmedi! İhanetin faturasını karartma girişimleri sonuç getirmedi!

Kuşadası Çevre Platformu’nun yeşil alan olarak kullanılacağı açıklanmasına rağmen yapılaşmaya açılan Tariş Arazisi üzerinde inşa edilen Belediye Hizmet Binası açılışındaki protesto eylemini engelleme çabaları sonuç getirmedi. Belediyenin kamyonlarla önlerini örtme, bazı CHP’li yöneticilerin protestocuları bölgeden uzaklaştırma girişimlerine rağmen Tariş arazisinde ortaya çıkan kara tablo ile birlikte Kuşadası’nın bütününde yaşanan bölge felaketinin boyutları tüm Türkiye’ye ulaştı.

2016 yılında yapılan referandum sonuçları hatırlatılarak tepki mesajlarının vurgulandığı protesto gösterisinde “Kuşadası’nda turistten çok müteahhit var” içerikli pankart, Türkiye’ye yankı uyandırdı. Pankartlar ve Çevre Platformu’nun Kuşadası’nda yaşanan çevre felaketinin boyutlarını ortaya koyan açıklaması, çvreye duyarlı Kuşadalılar tarafından müdahale öncesinde CHP’li yöneticilerin büyük bölümüne iletildi.

Çevre Platformu’nun sosyal medya hesabından paylaştığı bildiride de Kuşadası’nda kişi başı yeşil alanın geldiği boyuta dikkat çekilerek, ilçede 10 yıl süre ile inşaat yasağı uygulanması istendi. Çevre Platformu’nun bildirisinde şu görüşlere yer verildi:

“Aydın Büyük Şehir Belediyesince 05.04.2016 tarihinde halkın parasıyla satın alınan Tarihi TARİŞ arsası yapılan halk oylamasında yeşil alan, kent parkı olarak düzenlenmesi kararı çıkmış ve ABB başkanlığı alanın yeşil alan olarak düzenleneceği, betonlaştırılmayacağı ilan etmişti.

Halka verilen bu söze karşı tamamen ranta dayalı şehrinizin bu alanını betonlaştırıcı , kentin tarihi dokusuyla hiç bir uyumu olmayan , mimari olarak da çirkin bir bina yapılarak kentimizin dokusunu koruyacak tarihi bir fırsat rant İçin kaçırılmıştır.

Başından beri biz Kuşadası sevdalılar olarak kentimizin rant uğruna betonlaşmasana karşı çıktık. Dilimiz döndüğünce yapılması gerekenleri yerel yöneticilerle paylaşma gayreti gösterdik. Henüz proje oluşması aşamasında Kuşadası halkıyla, yetkili kurum kuruluşlarla neyi nasıl yapacağımızı tartışalım birlikte karar verelim diye görüş belirttiğimiz halde, “ben bilirim, ben yaparım, ben yaptım oldu” anlayışıyla halka rağmen yereli yönetmeyi benimsemiş anlayış tarafından kentimiz sağlıklı gelişememiş beton bloklara teslim edilmiştir.

Turizm kenti olan Kuşadası, ranta dayalı projeler nedeniyle beton Adasına dönüşmüştür. Yasalarda belirtilen kişi başına düşen yeşil alan miktarı15 metrekareden az olamaz denmesine rağmen şehrinizin bu bölgesinde yeşil alan miktarı 2 metrekare bile değildir. Böylesine yoğun yapılaşmanın ve de trafiğin olduğu kent merkezinde kala kala iki tane alanımız kalmıştı. Birisi TARİŞ arsası, diğeri de Toprak Saha diye bilinen alandır. Buraların kent parkı yapılarak kentimizin hava almasını, halkımızın ve buraların güzelliklerini görmeye gelen turistlerin rahat hareket etmesini sağlamamız gerekirken buraya beton Saray yaparak hem kent yaşamının hem turizmin olumsuz etkilenmesine neden olundu.

Her bulduğumuz boş alanı betonlaştırma hastalığını halka hizmet adına yaptığımız söylüyoruz. Bu durum hizmet değil, yaşam alanlarımıza şehrimize ve ihanettir.

Başından beri çevreye duyarlı bireyler olarak hem isteklerimizi birçok etkinlikle halkımızla paylaştık. Hem bu çirkin betonlaşma İçin hukuksal mücadelemizi başlattık. Hala bu projeye karşı açtığımız dava devam etmektedir. Bizler yaşam alanlarımızı koruma mücadelemize bıkmadan usanmadan devam edeceğiz. Bu yerde bina yapıldı, bu iş bitti daha ne diye alanlara çıkıyoruz demeyelim. Ranta dayalı belediyecilik freni patlamış vasıtaya benzer dur durak göstermeden her boş alana saldıracaktır. Boş araziler kalmayınca şimdide köylerimize, tarım alanlarına, zeytinliklere imar izni veriyorlar. İşte bizlerin buraya gelmesinin nedeni Tarihi TARİŞ alanını koruyamamanın çaresizliğini, öfkesini yaşarken bundan sonra kentimizin az sayıda kalan güzelliklerini koruma kararlılığımızı, gözünü rant hırsı bürümüş yöneticilere göstermektir.

Bizler sayımızın azlığına çokluğuna bakmadan sağlıklı kentleşmeyi savunmaya, yaşam alanlarımızı korumaya kararlıyız.

Tekrar söylüyoruz,

Kent parkı olacak alana 15.000 metrekare beton döktünüz.

Bu binanın altını otopark yaparak binlerce aracın bu kısıtlı şehir merkezine girmesine sebep oldunuz.

Sosyalde kültürel alanlar, belediye hizmet binaları, ticari ünitelerin bulunduğu böyle yapıların çok yoğun bölgelere yapılması yanlıştır. Zaten yaya ve taşıt trafiği ile aşırı yoğun bölgenin ulaşım sorunu daha da çözümsüz hale gelecektir.

Burayı yap-işlet modeliyle yaptırarak birilerine rant sağladınız.

2022 yılında daha kentin alt yapısının bitirilmemesi ayıbının üzerine daha fazla beton dökmeyin.

Kuşadası’nda turizm istiyorsanız, tarım istiyorsanız bu yaptığınız son çirkin bina olsun.

10 yıllığına tüm inşaatları durdurup şehrin alt yapısını tamamlayın.

Köylerimizi, tarım alanlarımızı, zeytinliklerimizi, ormanlarımızı ranta açma kararınızdan vazgeçin.

Dün Aydın’da açılış etkinliğine katılan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu “ Bu kentin yeşilliğe ihtiyacı var. Ağaçlarda kuşlara ihtiyacı var. O ağaçların altında oynayan çocuklara ihtiyacı var. Orada dinlenen yaşlılara ihtiyacı var. Burası bir beton ormanı mı olmalıydı, yoksa Aydın’lılar için nefes alacak bir mekan mı olmalıydı ? diye durumun geldiği noktayı ve Yerel yönetimin aymazlığını suratlarına çarpmıştır. İşte tam da biz TARİŞ alanının Kılıçdaroğlunun belirttiği bir park alanı olmasını istemiştik. Kılıçdaroğlu’ndan beklentimiz halka rağmen yapılan bu alanın açılmasına gelmeyerek bu suça ortak olmamasıydı.

Halkın yeşil alan olarak karara verdiği bu yerde halka rağmen bina yapılmasının ve bina henüz bitmeden törenle açılışının yapılması Kuşadası halkıyla alay etmektir. Bu açılışa katılmak farkında olmadan kentin betonlaştırılması suçuna ortak olmaktır.”


  • post

Yorum Yazın