Casablanca’da bu ev, en saf Haussmann stilinde tasarlandı — fakat Fas’ın çevresinden ilham alıyor.
Fas’ın Casablanca şehri artık benzersiz bir eve ev sahipliği yapıyor. Her odada, kendine özgü bir ışıkla yıkanmış gibi, sıcak tonların turuncu ısısının sisli mavilerle birleştiği uyanık bir rüya hissi var. Faslı iç mimar Ali Lahlou bu projeyi, evliliğinin ardından hayatına yeni bir başlangıç yapan bir mücevher tasarımcısını ağırlamak için tasarlanmış gerçek bir iç yolculuk olarak tasavvur etti. Bir sayfa kapanıyor ve başka bir sayfa açılıyor; sanat ve güzellik günlük yaşamın tek bir ipucu olmaktan öteye geçiyor. Renk her zaman bu projenin kalbinde olmuştur, diyor.
Başından itibaren ev, günbatımında bir yolculuk hissi veren, ışığın yavaşça değiştiği ve her tonun bir sonrakine kaydığı bir mekân olarak tasarlandı. Palet, sıcak ve derin turunculardan, akşam gökyüzünün sakin mavilerine doğru ince bir ritimle ilerliyor. Alanlar birbirine bağlı, belirgin kontrastlar yok; sadece yatıştırıcı geçişler var. Renkler, sıcaklık ve sükuneti artırmak için seçildi; böylece odadan odaya geçiş doğal bir akış içinde gerçekleşiyor, gün ışığı azaldıkça düşüyor. Amaç, her rengin sakin ve davetkâr bir atmosferde kendi rolünü oynadığı yaşayan bir şiir yaratmaktı.
