Paris’te Kalabalıktan Uzak 7 Gizli Müze
Paris’te sanat ve olağanüstü müzeler eksik değildir. Ancak kalabalıklardan sıyrılarak düşüncenin sanatını deneyimlemenin bir yolunu da bulabilirsiniz… Gizli bahçelerin derinliklerinde, eski atölyelerin içinde ya da dikkat çekici eski kapıların ardında bazen halkın çoğu tarafından pek bilinmeyen değerli inciler saklıdır. İnsan ölçeğinde yerleşimler, çoğu zaman konaklarda ya da sanatçı evlerinde kurulu olur; ziyaretler neredeyse sessizce, sanki birine misafirliğe gitmişsiniz gibi gerçekleşir. Not alın, bu zaman dışı parantezlerin adreslerini sizlerle paylaşıyoruz.
Monceau Parkı’na bakan sade bir cepheye sahip olan bu konak, Paris’in en zarif iç mekanlarından birine ev sahipliği yapıyor. XX. yüzyılın başından beri bozulmadan korunmuş olan Camondo özel evi, XVIII. yüzyıl dekoratif sanatlarının olağanüstü bir koleksiyonunu sergiliyor. Her oda, kaybolmuş bir yaşam tarzını anlatıyor; oymalar, porselenler ve dönemin mobilyaları, neredeyse dini bir sessizlik içinde parlıyor… Değerli ve özenle saklanan bir adres.
63, rue de Monceau, 75008 Paris. 2027 yılında yeniden açılacak.
Gözlerden uzak, yemyeşil bir bahçenin ardında saklı olan Rus heykeltıraş Ossip Zadkine’in ev-atölyesi, Rive Gauche’in en iyi korunmuş sırlarından biridir. Luxembourg Bahçesi’ne birkaç adım mesafede bulunan bu atölye, 1928’den 1967’ye kadar sanatçının yaşam alanıydı. Bugün heykelleri, doğal ışık, ağaçlar ve mekânın mimarisiyle diyalog kuruyor, ziyaretçilere düşünceli ve huzurlu bir deneyim sunuyor.
100bis, rue d’Assas, 75006 Paris. Salı–Pazar 10:00–18:00 arası açık.
Montparnasse Garı’na sadece birkaç adım mesafesinde olan bu eski heykeltıraş Antoine Bourdelle’in atölyesi, kimsenin bu kadarını beklemediği bir çekiciliğe sahip. Gerçek şu ki, bu müze cömert hacimleri ve bahçeleri boyunca yer alan anıt heykelleriyle büyüleyici. Yine de Paris’in en huzurlu yerlerinden biri olarak kalıyor. Doğal ışık, eserleri ve mekânları yavaşlatıp tümünü düşünmeye yönlendirecek biçimde tasarlanmış olmasıyla öne çıkıyor.
