Roma’da 120 m2’lik loft: 25 yaşındaki bir erkeğin akıcı tarzı

4 Ocak 2026

Roma'da 120 m2'lik loft: 25 yaşındaki bir erkeğin akıcı tarzı

Roma’daki bu loft, özgür, akışkan ve sürekli dönüşüm halinde bir mekanda yaşama arzusundan doğan, 25 yaşında bir gencin isteğinden ortaya çıkan bir projedir. Malzeme ile hareketin iç içe geçtiği, dairesel bir tasarım olan bu çalışmayı Gianluca Graziani ve Michela Ekström şekillendirdi.

Zamanla dayanması için tasarlanmış evler vardır; ama böyle alanlar da vardır: 120 metrekarelik bir Roma dairesi, yaşamın—ve ihtiyaçların—25 yaşında bir gencin, sert, önceden belirlenmiş yetişkin mekânlarında yaşam fikrini reddetmesinden doğmuştur. O için ev, yaşayan bir organizma, bir yol arkadaşı, hızlı ritimlere, değişen tutkulara, gelen geçen misafirlere, doğaçlama akşamlara ya da sakin hafta sonlarına uyum sağlaması gereken bir mekândır. Filippo mimarlar Gianluca Graziani ve Michela Ekström ile tanıştığında onlardan basit ama hemen fark edilmez olmayan bir talep istedi: « Benimle büyüyebilecek bir ev istiyorum». Bu spontane ve köklü talep, F°LOFT – Living Twenty-Five’ı doğurdu; durgunluğa karşı çıkan ve iç mekanları yeni bir yaşama biçimi olarak inşa eden bir projedir: döngüsel, açık, sürekli hareket halinde. Dairenin merkezi, rehber ve dönüm noktası olan büyük bir merkezi bloktur. Etrafında alanlar, başlangıçsız ve sonuz bir çember içinde ardı ardına gelir, durmaksızın hareket etmenin olanaklı olduğu bir iç halkayı andırır.

« Je voulais un espace qui évolue avec moi », confie Filippo (photo ci-contre), le jeune propriétaire de l’appartement.

Quand chaque élément est un fragment de vie (et non un ensemble coordonné)

Ce qui frappe dès l’entrée, c’est la liberté. Rien ne semble avoir été étudié pour paraître parfait, mais tout a été choisi avec soin pour être authentique. « Le propriétaire ne voulait pas d’une maison figée, expliquent les architectes, mais un lieu où les objets pourraient cohabiter comme des personnes différentes dans un salon bondé ». C’est pourquoi les meubles ne servent jamais à composer un moodboard, mais racontent des histoires particulières : un fauteuil tressé, un pouf utilisé pour travailler par terre, une table basse en béton à la forme sculpturale, une chaise rouge qui illumine soudainement la pièce comme un coup de théâtre. La cuisine noire, profonde et matérielle, contraste avec le sol en bois clair et les murs neutres, qui servent de toile de fond à des lampes iconiques et des détails artisanaux. Rien n’est imposé, tout est en équilibre. Ou plutôt : dans un équilibre délibérément imparfait, vivant, changeant. Le propriétaire aime inviter des amis et transformer sa maison en permanence : un jour salon, un jour bureau, un jour refuge créatif. C’est là que le choix des portes sur toute la hauteur devient essentiel. « Ce sont des ouvertures, pas des transitions », expliquent les deux designers. Elles éliminent la perception des frontières et font de chaque pièce une possibilité ouverte.

Selin Kaya

Selin Kaya

Ben Selin Kaya, SLK Haber’in baş editörüyüm. Popüler kültür ve dijital medya alanındaki deneyimimle, okuyucularımıza her gün ilham veren ve gündemdeki en taze içerikleri sunmaya çalışıyorum. Hikâye anlatmayı, yeni trendleri keşfetmeyi ve genç seslere alan açmayı çok seviyorum.