Napoli’nin mavi ve yeşil bu dairesi, biraz renkli bir dokunuşun daha iyi bir refah sağlayabileceğine dair kanıt sunuyor.
Napoli Körfezi’ne bakan sakin bir kat holünden bakınca kapının ardında nelerin döndüğünü hayal etmek imkânsızdır. Sonra içeri girilir ve Napoli’nin tonu değişir. Işık yüzeylerde sekilir, beklenmedik yansılar halinde ayrışır, şöminenin yeşilini aydınlatır, evin içinde denizi tutuyor gibi ışıltılı bir cam cepheden geçer. Burada, paralel bir dünya açılır. Genç bir doktor çiftinin dairesi böyle olmalıydı: düzenli bir mekân planına sahip, seçimlerinde duygusal; bir tanı kadar kesin, bir açığa çıkış kadar sürpriz. Körfezin mavisi ile gün boyunca kırılan renk paleti arasında asılı duran Casa Kaleido, onların kimlik sığınağıdır. Renk, burada bir anlatıdır.
Proje, net bir fikre dayandı: alanın anlatı örgüsünü renkler üzerinden kurmak. Boş, nötr bir kutu yerine, her yüzeyin, her mobilya öğesinin ve her malzemenin ortak bir renk sistemine kaydığı uyumlu bir bütün yaratmak. « Rengi bir kaplama olarak kullanmıyoruz, tasarımın bir malzemesi olarak kullanıyoruz », AreaDieci Architetti ofisinin mimarları Ciro Scognamiglio ve Francesca Sannino bunu belirtiyor. Her odada baskın bir renk geliştirilir, her zaman bütünüyle diyalog halinde kalır ve bu sayede anlık etkiler önlenir. Böylece renk, birleştirme aracı olur, ayrıştırma aracı değil. Tıpkı yaşamlarındaki gibi, denge ve enerji günlük olarak birlikte var olmalıdırlar.

