Los Angeles’taki bu ev, Toskana, Provence ve Amalfi Kıyısı’ndan esinlenen unsurları barındırıyor.
Eklektik ve çok kişisel bir duyarlılık, sanat, moda ve iç tasarımın ritimlerini ve stillerini özümsemiş bir geçmişin ürünü. Paris ile Aix-en-Provence arasında büyüyen Meryl Hadida Shabani, çocukluğundan beri yaratıcı bir atmosferin içinde büyüdü: ebeveynleri Leclaireur adlı ikonik butikleri kurdu ve bu erken etkiler karakterini ve estetik zevkini şekillendirdi. İtalya, özellikle Milano, tasarım anlayışında da silinmez bir iz bıraktı. Milano ile olan bu derin ilişki, yeni evi düşünmeye başladığında birinci plana çıktı; Beverly Hills’te bulduğu 1929 yapımı Akdeniz tarzında bir konut. Hemen anladı ki tarihi bir mülkü onunla ve ailesiyle birlikte evrilebilen, yaşayan bir tuval hâline dönüştürme fırsatı olduğunun farkına varacaktı.
Un paradis sur mesure
İtalyan özgün tasarımının etkisi tüm odalarda hissediliyor: Gio Ponti, Piero Fornasetti ve Mario Bellini’nin eserleri, bu evi Los Angeles’tan Orta Yüzyıl İtalyan tasarımının bir parçası haline getiriyor; bu dönem, duyusallık ile yapı arasındaki uyumun hakimdi. Ancak Meryl’in evinin özelliklerini belirleyen sadece koleksiyonları değil, aynı zamanda onu yaratıklarıdır. Zira birçok detay özel olarak tasarlandı ve özgün olarak üretildi. Tasarımcı anahtar öğeleri tamamen kendisi tasarladı: bakırla kaplı özel yapım mobilyalar, heykelsi formlara sahip aydınlatma armatürleri ve Gio Ponti koltuğunun tonlarını anımsatan özenle tasarlanmış ahşap yüzeyler… Bunlar, “ev” fikrini Meryl’in tasarım diliyle bağlayan anlatı ipuçlarıdır. Okre pembeleri, okyanus mavileri ve yoğun bordo renkler, kadife, ipek, mermer, bakır gibi dokunsal malzemelerin zemininde oynuyor… Oysa Venedik camı, ışığı nazikçe ve sürekli değişen bir biçimde yakalar.
Dekorasyon, orta yüzyıl İtalyan stilinin ve çağdaş Paris stili arasındaki bir karışım. Doku ve renklerle zengin, çok sayıda koleksiyon öğesi barındıran bir tasarım: özellikle 1950’ler ve 1970’lerden İtalyan objeler ile 1950’ler Fransız objeler. Örneğin, yemek odasında Gio Ponti’ye ait dört farklı renk kadife ile kaplanmış 14 adet vintage sandalye bulunuyor! Bu, kuşkusuz odanın ve evin genel stilini tanımlıyor.

