Antalya’nın merkezinde, 74 yaşındaki emekli Maria (*) altı aydır düzenli bir evi olmadan yaşıyor. Küçük emekli aylığı ve hızla tırmanan kiralar onu arabasında, dostlarının evlerinde ve 80 yaşındaki bir kadının salonunda kalmaya zorluyor. “Henüz evsiz değilim,” diyor, “ama olmak üzereyim.”
Bir ömür emek
Maria, 1950’lerde Isparta’da doğdu ve 14 yaşında bir tekstil atölyesinde çalışmaya başladı. Yıllar içinde Antalya’ya taşındı, ardından büyük bir market zincirinde yaklaşık otuz yıl çalıştı. Önce manav reyonunda, sonra 23 yıl boyunca kasap tezgâhında görev yaptı.
Ayak ameliyatı sonrası kasa bölümüne geçti, 2011’de ise emekli oldu. 2002’de kocasından boşandı; “Daha genç birini buldu, beni 30 yılın sonunda bir eşya gibi bıraktı,” diyor. Yine de emekliliğin ilk yıllarında arkadaşlarıyla eğlendi, sahilde şarkı söyledi, dans etti, hayata tutundu.
Kiranın üç ayda iki katına çıkması
2024’e kadar tek başına ve mütevazı bir evde yaşayan Maria’nın dünyası, “enerji verimliliği tadilatları” bahanesiyle sarsıldı. Ev sahibinin eklediği güneş panelleri, yeni klima ve “yenileme” giderleriyle kira 3 ayda yaklaşık 4.000 TL’den 10.000 TL civarına fırladı. “Küçük maaşımla artık altından kalkamıyordum,” diyor, “çıkmak zorunda kaldım.”
O günden beri bir valiz ve birkaç poşet eşyayla oradan oraya sürükleniyor. Arabasında uyuduğu geceler, dostlarının kanepeleri, bazen de 80 yaşındaki bir komşunun koltuğu onun geçici “evleri” oldu. “Eşyalarım dağıldı, kafam dağıldı,” diye ekliyor, “kendi mutfağım olsa, iki yumurta kırıp içim ısınacak.”
Bitmeyen evraklar, bitmeyen kuşkular
Yeni ev bulmak, emekliler için tahmin edilenden zor. Birçok ev sahibi “kefil” ve yüklü depozito istiyor. “Çocuğum yok, arkadaşlarımdan kefillik istemek istemiyorum,” diyor. “Hayatım boyunca faturalarımı gününde ödedim, ama bu yetmiyor; ev sahipleri ‘fiziki’ güvence görmek istiyor.”
Kimi evler “stüdyo” diye sunulsa da aslında garaj ya da rutubetli bir bodrum. Bir hanımefendinin evini “unutup” ertesi gün başkasına vermesi, ya da bir emlak ofisinin “kapora”yı iade etmemesi gibi örnekler Maria’nın hevesini kırıyor. “Her görüşmede sanki sorgudayım,” diyor, “sanki bir suç işlemişim gibi.”
Onun cümleleriyle
“Henüz evsiz değilim ama olmak üzereyim. Kendimi kötü hissediyorum; çünkü eşyalarım saçılmış durumda. Eğer bir evim olsa, iki kap yemek yapsam dünyam değişecek. İyi aşçı değilim ama evde pişenin kokusu bile insanı toparlıyor.”
Bugünün Antalya’sında yaşlılar neden zorlanıyor?
Konut kıtlığı, kısa dönemli kiralamalar ve yüksek enflasyon, sabit gelirlileri sıkıştırıyor. Emekliler için “kredi skoru” ve kefil şartı, düzenli ödeme geçmişine rağmen kapıları kapatabiliyor. Belediyelerin sınırlı sosyal konutları da bekleme listelerinde dolup taşıyor.
Yine de bazı kanallar hâlâ açık. Maria gibi yalnız yaşayan emekliler için aşağıdaki adımlar hayatı bir nebze kolaylaştırabilir:
- İlçe kaymakamlıklarındaki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na başvurup kira, gıda ve geçici barınma desteklerini sormak.
- Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin sosyal konut, “misafirhane” ve sıcak yemek hizmetlerini takip etmek.
- Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün yaşlı destek programlarına kaydolmak.
- Baro Adli Yardım bürolarından sözleşme ve kapora ihtilafları için ücretsiz hukuki danışma almak.
- Güvenilir emlak portallarında “emekli dostu” ilanları filtrelemek ve kapora ödemeden önce yazılı önprotokol istemek.
- Mahalledeki sivil inisiyatiflerden, aşevlerinden ve derneklerden geçici destek talep etmek.
Geriye bakan değil, ileriye bakan bir örgü
Maria, tüm bu yorgunluğun içinde hâlâ neşeyi arıyor. Sahilde akşam üstü yürüyüşleri, kulaklığında eski türküler, dostlarıyla bir tabak tarhana çorbası… “Beni hayata bağlayan küçük şeyler,” diyor. “Bir gün kendi mutfağımda o çorbayı pişireceğim.”
Yine de çarkların daha adil dönmesi gerektiğini düşünüyor. Emekliler için kefil yerine ödeme geçmişine bakan bir sistem, “yenileme” bahanesiyle fahiş zamları engelleyen net kurallar ve tek başına yaşayan yaşlıları önceleyen sosyal konutlar… “Biz bu ülkenin emeğiyiz,” diyor, “gölgede değil, insanca yaşamak istiyoruz.”
Antalya’nın turistik ışıltısı geceleri sönünce, geride kalan sokaklarda Maria gibi nice emekli ayakta durmaya çalışıyor. Onlar için atılan her küçük adım, bir yuvaya dönüş yolunda en büyük kazanım olabilir.
Not: Maria ismi, kişisel mahremiyeti korumak amacıyla değiştirilmiştir. (*)