Fransa’da 1937’den itibaren sürgünde olan Windsor Dükü ve Düşesi’nin adresleri
Fransa’ya geldiklerinde çift ardı ardına iki adreste ikamet etmek zorunda kaldı: ilki Boulevard Suchet’te bulunan bir konak, ikincisi Bois de Boulogne’deki — ünlü Windsor Villası.
Hikâye, Édouard VIII’in Wallis Simpson ile evlenebilmek için tahtından feragat etmesiyle başlar; Wallis Simpson, iki kez boşanmış bir Amerikalı kadındır. Tahttan feragat, 1936’da anayasal bir krize yol açar: skandal yalnızca politik değildir, aynı zamanda ahlaki bir krizdir. Britanya Kraliyet Ailesi, onun kararına güvenini yitirir ve tahttan ile Birleşik Krallık’tan uzaklaştırılmasına karar verir; zira onun varlığı kardeşi George VI’in yeni saltanatını etkileyebilir. Édouard VIII Windsor Dükü unvanını elde eder fakat resmi bir görevde bulunmaz; ayrıca Wallis Simpson hiçbir zaman Royal Highness unvanını elde etmez. Ayrıca, Nazi yetkilileriyle ilişkileri (çift 1937’de Adolf Hitler ile görüştüğü bilinir) krallık içinde endişe uyandırır. Hükümet bile, İkinci Dünya Savaşı sırasında onu ülkeden uzak tutmak amacıyla dükü Bahamalar’ın valisi olarak atar.
Boulevard Suchet’teki Özel Konak
Birleşik Krallık dışında yaşamaya zorlanan Édouard VIII ile Wallis Simpson, Fransa’ya, özellikle Paris’e yönelirler.
Onlar, Paris’in 16. bölgesinde, Boulevard Suchet’te 24 numarada, küçük bir bahçeye sahip bir özel konak seçerler. İç mekânda dekorasyon, 1940’ların zevkini yansıtacak biçimdeydi. 1953’te Dük ve Düşes Windsor bu mülkten ayrılır ve Bois de Boulogne’deki ünlü Windsor Villası’na taşınır; bu vila yakın bir zamanda halka açık bir müze olarak dönüştürülecek. Boulevard Suchet’teki konut ise günümüzde Fildişi Sahili Büyükelçiliği’ne ev sahipliği yapmaktadır.